Ana Sayfa Yazılar Genel
Genel

Menopoz Nedir? Perimenopoz, Menopoz Belirtileri ve Vücutta Oluşan Değişiklikler

Blog'a Dön

Menopoz Nedir? Perimenopoz, Menopoz Belirtileri ve Vücutta Oluşan Değişiklikler

Menopoz kadın yaşamının doğal bir dönemidir. Ancak menopozu yalnızca “adetlerin kesilmesi” olarak tanımlamak eksik kalır. Yumurtalık fonksiyonlarının yıllar içerisinde azalmasıyla başlayan süreç; adet düzeninden vücut sıcaklığının kontrolüne, uyku düzeninden cinsel fonksiyonlara, kemik sağlığından genital ve üriner sisteme kadar birçok sistemi etkileyebilir.

Bu değişim bir günde gerçekleşmez. Menopozdan önce başlayan menopozal geçiş veya perimenopoz döneminde adet düzeni değişmeye, yumurtalık rezervi azalmaya ve hormon düzeylerinde dalgalanmalar ortaya çıkmaya başlar.

Bu dönemde önemli olan her yakınmayı otomatik olarak menopoza bağlamamak ve özellikle anormal uterin kanama gibi jinekolojik değerlendirme gerektiren belirtileri gözden kaçırmamaktır.

Menopozal Geçiş Nedir?

Menopozal geçiş, üreme çağından menopoz sonrasındaki döneme doğru ilerleyen fizyolojik süreçtir.

Yumurtalıklardaki follikül sayısı yaşla birlikte azalır. Buna paralel olarak hormonal yapı ve adet sikluslarının düzeni değişmeye başlar.

Başlangıçta adetler devam edebilir ancak siklus uzunluklarında farklılıklar ortaya çıkar. Zaman içerisinde ovulasyon daha düzensiz hale gelir ve adetler arasındaki süre belirgin şekilde uzayabilir.

Sonunda son adet görülür.

Bu son adet tarihine final menstrual period – FMP adı verilir. Ancak bir kadının gördüğü son kanamanın gerçekten son adet olduğu o anda bilinemez. Menopoz tanımı geriye dönük olarak yapılır.

Menopoz Nedir?

Doğal menopoz, başka bir patolojik veya fizyolojik neden olmaksızın 12 ay boyunca adet görülmemesi sonrasında tanımlanır.

Doğal menopozun ortalama yaşı yaklaşık 51 yaş civarındadır, ancak kadınlar arasında önemli farklılıklar bulunabilir.

Bu nedenle 50 yaşına gelen her kadının aynı anda menopoza girmesi beklenmez.

Perimenopoz Nedir?

Perimenopoz, menopozdan önce başlayan hormonal ve menstrual değişikliklerin görüldüğü dönem ile menopozdan sonraki erken dönemin bir bölümünü kapsayan geçiş sürecidir.

Bu dönemde kadın hâlâ adet görebilir ve zaman zaman ovulasyon gerçekleşebilir.

Dolayısıyla:

Adetlerin düzensizleşmesi gebelik ihtimalinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Bu özellikle 40'lı yaşlarda düzensiz adet görmeye başlayan kadınlar açısından önemlidir.

Menopoz Sonrası Dönem Nedir?

Son adet döneminin ardından 12 aylık amenore tamamlandıktan sonra kadın postmenopozal döneme girer.

İlk yıllarda hormonal değişimler devam eder. Daha sonraki yıllarda ise düşük östrojen düzeylerinin uzun dönem etkileri daha belirgin hale gelebilir.

Bu nedenle menopoz yalnızca belirli bir tarih değil, farklı evrelerden oluşan uzun bir biyolojik süreçtir.

Menopoz Yaşını Etkileyen Faktörler

Menopoz yaşı üzerinde genetik yapı önemli bir etkiye sahiptir. Bir kadının annesinin veya yakın kadın akrabalarının menopoz yaşı bazı bilgiler sağlayabilir ancak menopoz yaşını kesin olarak öngörmez.

Sigara kullanımı daha erken menopozla ilişkilidir.

Bunun yanında çeşitli genetik, çevresel ve bireysel faktörler menopoz yaşını etkileyebilir.

Kemoterapi, pelvik radyoterapi veya yumurtalık dokusunu etkileyen bazı cerrahiler de over fonksiyonunun daha erken kaybedilmesine yol açabilir.

Menopoz Sırasında Vücutta Neler Değişir?

Menopozal geçişte meydana gelen temel biyolojik olay yumurtalıklardaki follikül havuzunun giderek azalmasıdır.

Kadın doğduğunda yaşamı boyunca kullanacağı oosit havuzunun büyük bölümüne zaten sahiptir. Yeni bir follikül rezervi oluşturulmaz.

Üreme yaşamı boyunca folliküller sürekli olarak kaybedilir. Bunların yalnızca küçük bir bölümü ovulasyona ulaşır; büyük bölümü atrezi adı verilen doğal süreçle ortadan kalkar.

Follikül havuzu kritik düzeylere indiğinde düzenli ovarian fonksiyonun sürdürülebilmesi giderek zorlaşır.

Menopozda Yumurtalıklarda Ne Olur?

Üreme çağındaki bir kadının ultrasonografisinde yumurtalık içerisinde farklı büyüklüklerde folliküller görülebilir.

Menopoz sonrasında ise overler genellikle:

Bu fizyolojik bir değişimdir.

Ancak postmenopozal bir kadında saptanan her over kitlesi “menopoz değişikliği” olarak kabul edilmemelidir. Özellikle kompleks, solid komponent içeren veya şüpheli morfoloji gösteren adneksiyal kitleler ayrıca değerlendirilmelidir.

Over Rezervi Menopoza Yaklaşırken Nasıl Değişir?

Yumurtalık rezervinin azalması menopoz sürecinin temel biyolojik mekanizmalarından biridir.

AMH (Anti-Müllerian Hormon) gelişmekte olan küçük folliküllerin granüloza hücrelerinden salgılanır ve follikül havuzuyla ilişkili bir belirteçtir.

Yaş ilerledikçe AMH genel olarak azalır.

Menopoza yaklaşıldığında çok düşük veya ölçülemeyen seviyelere ulaşabilir.

Ancak burada önemli bir nokta vardır:

AMH tek başına “kaç yaşında menopoza gireceğim?” sorusuna kesin cevap vermez.

Bireysel düzeyde menopoz zamanını tam olarak belirlemek için tek bir AMH ölçümünü kullanmak doğru değildir.

Hipotalamus-Hipofiz-Over Aksında Ne Değişir?

Üreme çağında yumurtalıklar, hipotalamus ve hipofiz arasında son derece hassas bir hormonal geri bildirim sistemi bulunur.

Hipotalamustan GnRH, hipofizden FSH ve LH, yumurtalıklardan ise başta östrojen, progesteron ve inhibinler salgılanır.

Over rezervi azaldıkça bu geri bildirim sistemi değişmeye başlar.

Özellikle inhibin B üretiminin azalması hipofiz üzerindeki negatif geri bildirimi azaltır ve bunun sonucunda FSH düzeyleri yükselmeye başlayabilir.

Ancak perimenopoz sırasında hormon düzeyleri doğrusal şekilde değişmez.

Bir ay yüksek FSH saptanırken başka bir dönemde daha farklı bir değer görülebilir. Östrojen düzeyleri de belirgin dalgalanmalar gösterebilir.

Bu nedenle özellikle menopozal geçiş dönemindeki kadınlarda tek bir hormon değerini bütün klinik tablonun önüne koymak doğru değildir.

Menopozda Östrojen Nasıl Değişir?

Menopoza yaklaşırken östrojen üretimi bir anda durmaz.

Perimenopozda östrojen seviyeleri önemli dalgalanmalar gösterebilir. Bazı dönemlerde beklenenden yüksek, bazı dönemlerde ise düşük olabilir.

Son adet döneminden sonra ovarian folliküler aktivitenin kaybolmasıyla birlikte östrojen düzeyleri genel olarak azalır.

Postmenopozal dönemde dolaşımdaki östrojenin önemli bir bölümü artık aktif ovarian folliküllerden değil, periferik dokulardaki hormon dönüşümlerinden kaynaklanır.

Progesteron Neden Daha Erken Azalabilir?

Progesteronun önemli kaynağı ovulasyon sonrasında oluşan corpus luteumdur.

Menopozal geçiş sırasında anovulatuvar sikluslar arttıkça yeterli corpus luteum oluşumu da azalır.

Bunun sonucunda progesteron üretimi azalabilir.

Bu durum bazı perimenopozal kadınlarda östrojen etkisinin progesteronla yeterince karşılanamadığı dönemler oluşturabilir ve düzensiz veya yoğun uterin kanamalara katkıda bulunabilir.

Menopozda Endometrium Nasıl Değişir?

Endometrium östrojen ve progesterona duyarlı bir dokudur.

Üreme çağında bu hormonların siklik etkisiyle endometrium her ay proliferasyon, sekretuar dönüşüm ve menstruasyon süreçlerinden geçer.

Menopozdan sonra östrojen uyarısının azalmasıyla endometrium çoğunlukla ince ve atrofik hale gelir.

Ancak bu noktada klinik açıdan son derece önemli bir ayrım vardır.

Menopoz Sonrası Kanama Normal Değildir

Menopoz sonrasında görülen vajinal kanama yalnızca “hormon değişikliği” olarak kabul edilmemelidir.

Postmenopozal kanamanın sık nedenlerinden biri atrofi olsa da endometrial hiperplazi ve endometrium kanseri mutlaka dışlanması gereken nedenler arasındadır.

Bu nedenle menopoz sonrası kanama yaşayan bir kadının jinekolojik değerlendirmesi gerekir.

Değerlendirmede hastanın özelliklerine göre:

transvajinal ultrasonografi, endometrial örnekleme ve gerektiğinde histeroskopi kullanılabilir.

Benim yaklaşımım

Özellikle jinekolojik onkoloji pratiğim nedeniyle menopoz sonrası kanamayı geciktirilmemesi gereken bir belirti olarak değerlendiriyorum.

Çoğu hastada neden iyi huylu olabilir. Ancak amaç yalnızca en sık nedeni bulmak değil, endometrium kanseri gibi önemli hastalıkları güvenli biçimde dışlamaktır.

Özellikle tekrarlayan kanama varsa değerlendirmeyi yalnızca tek bir ultrason ölçümüne indirgememek gerekir.

Perimenopozda Adetler Nasıl Değişir?

Menopozal geçişin erken dönemlerinde adetler bir süre düzenli kalabilir.

Daha sonra siklus uzunlukları değişmeye başlar.

Bazı kadınlarda adetler birbirine yaklaşırken bazılarında iki adet arasındaki süre uzar. Ovulasyonun olmadığı sikluslar arttıkça kanamanın miktarı ve süresi de değişebilir.

Dolayısıyla 40'lı yaşlarda:

“Adetim düzensizleşti, menopoza giriyorum; normaldir.”

şeklinde düşünmek her zaman güvenli değildir.

40 Yaşından Sonra Düzensiz veya Yoğun Kanama

Perimenopoz düzensiz kanamaların sık görüldüğü bir dönemdir ancak bütün kanamaların nedeni menopozal geçiş değildir.

Polipler, myomlar, adenomyozis, ovulasyon bozuklukları, endometrial hiperplazi ve daha nadiren maligniteler benzer yakınmalara neden olabilir.

Bu nedenle özellikle:

durumlarında jinekolojik değerlendirme yapılmalıdır.

Menopozda Adrenal Hormonlar

Menopozla birlikte yalnızca ovarian hormonlar değişmez.

Adrenal bezlerden salgılanan DHEA ve DHEAS gibi androjen öncüllerinin düzeyleri de yaşla birlikte azalır.

Ancak bu değişimin önemli bir bölümü menopozdan bağımsız olarak yaşlanma süreciyle ilişkilidir.

Dolayısıyla menopozdaki hormonal değişimi yalnızca “östrojen bitti” şeklinde açıklamak biyolojik olarak doğru değildir.

Menopoz ve Vücut Isısının Kontrolü

Menopozun en karakteristik belirtilerinden biri sıcak basmasıdır.

Sıcak basmasının nedeni yalnızca kandaki östrojen seviyesinin düşmesi değildir. Asıl problem, hormonal değişikliklerin beyindeki termoregülasyon sistemini etkilemesidir.

Hipotalamus vücudun sıcaklığını son derece dar bir aralıkta tutmaya çalışır.

Menopozal geçiş sırasında bu sistemin tolerans aralığı daralabilir.

Normalde sorun yaratmayacak küçük bir vücut sıcaklığı artışı bile vücut tarafından aşırı ısınma olarak algılanabilir.

Bunun sonucunda organizma hızla ısı kaybetmeye çalışır.

Sıcak Basması Nasıl Oluşur?

Sıcak basması sırasında periferik damarlar genişler ve cilt kan akımı artar.

Ardından terleme başlar.

Kadın bunu çoğunlukla:

göğüs veya boyundan başlayarak yüze doğru yayılan ani sıcaklık hissi şeklinde tarif eder.

Yüzde kızarma görülebilir.

Kalp hızında geçici artış ve çarpıntı hissi eşlik edebilir.

Bir süre sonra terleme nedeniyle vücut sıcaklığı düşebilir ve bazı kadınlarda sıcak basmasını üşüme veya titreme hissi takip edebilir.

Atakların çoğu birkaç dakika sürer ancak süre ve şiddet kişiden kişiye oldukça değişkendir.

Gece Terlemeleri

Aynı vazomotor mekanizma gece ortaya çıktığında gece terlemesi olarak hissedilebilir.

Bazı kadınlarda terleme yalnızca hafif sıcaklık hissi şeklindeyken bazı kadınlarda gece kıyafetlerini veya çarşafları değiştirecek kadar yoğun olabilir.

Asıl problem bazen terlemenin kendisinden çok uykunun tekrar tekrar bölünmesidir.

Bu nedenle vazomotor semptomlar gündüz yorgunluğu, konsantrasyon güçlüğü ve yaşam kalitesinde azalmaya dolaylı olarak katkıda bulunabilir.

Vazomotor Semptomlar Ne Kadar Sürer?

Eskiden sıcak basmalarının menopoz çevresinde kısa süreli bir problem olduğu düşünülürdü.

Günümüzde bunun birçok kadın için doğru olmadığını biliyoruz.

Semptomlar son adet döneminden önce başlayabilir ve bazı kadınlarda menopozdan sonra yıllarca devam edebilir.

Süre ve şiddet bireyler arasında oldukça farklıdır.

Dolayısıyla:

“Menopoz başladı, birkaç ay içerisinde sıcak basmaları geçer.”

şeklinde kesin bir beklenti oluşturmak doğru değildir.

Her Kadında Sıcak Basması Olur mu?

Hayır.

Menopozun biyolojik süreci evrensel olsa da semptomların ortaya çıkışı ve şiddeti son derece değişkendir.

Bazı kadınlar menopozal geçişi neredeyse hiçbir vazomotor yakınma yaşamadan geçirirken bazı kadınlarda sıcak basmaları günlük yaşamı ve uykuyu ciddi biçimde etkileyebilir.

Sıcak Basması Riskini Etkileyen Faktörler

Vazomotor semptomların ortaya çıkması veya daha şiddetli seyretmesi çeşitli faktörlerle ilişkilendirilebilir.

Sigara kullanımı, vücut ağırlığı, fiziksel aktivite, bazı sosyodemografik özellikler, anksiyete/depresif belirtiler ve menopozun cerrahi olarak ortaya çıkması bunlar arasında sayılabilir.

Özellikle bilateral ooforektomi sonrası gelişen cerrahi menopozda, ovarian hormon üretimi ani biçimde sonlandığından belirtiler doğal menopozdan daha hızlı başlayabilir ve daha şiddetli olabilir.

Bu konu özellikle jinekolojik cerrahi planlanan premenopozal kadınlarda ameliyat öncesinde konuşulmalıdır.

Sıcak Basmasının Beyindeki Mekanizması

Günümüzde vazomotor semptomların nöroendokrin mekanizması geçmişe göre daha iyi anlaşılmaktadır.

Hipotalamusta yer alan ve östrojen değişikliklerine duyarlı belirli nöronal sistemlerin termoregülasyon üzerinde rol oynadığı düşünülmektedir.

Özellikle KNDy nöronları olarak adlandırılan; kisspeptin, neurokinin B ve dynorphin ile ilişkili nöronal ağ bu süreçte önemlidir.

Östrojen düzeylerindeki değişiklikler bu sistemin aktivitesini etkileyerek termonötral aralığın daralmasına katkıda bulunabilir.

Bu mekanizmanın anlaşılması önemlidir; çünkü sıcak basmasının yalnızca psikolojik veya “kadının kendisini sıcak hissetmesi” şeklinde açıklanabilecek bir yakınma olmadığını gösterir.

Vazomotor semptomların nöroendokrin bir biyolojik temeli vardır.

Menopoz Belirtileri Nelerdir?

Menopozal geçiş sırasında görülebilecek yakınmalar yalnızca sıcak basmasından ibaret değildir.

Kadınlarda farklı kombinasyonlarda:

adet düzensizliği, sıcak basması, gece terlemesi, uyku bozukluğu, vajinal kuruluk, cinsel ilişkide ağrı, libido değişiklikleri, baş ağrısı, baş dönmesi, çarpıntı, eklem-kas yakınmaları, irritabilite, duygu durum değişiklikleri, konsantrasyon güçlüğü ve üriner yakınmalar görülebilir.

Ancak bu belirtilerin hiçbiri tek başına yalnızca menopoza özgü değildir.

Bu nedenle özellikle yeni başlayan, şiddetli veya alışılmadık yakınmalarda başka nedenler de değerlendirilmelidir.

Menopoz Bir Hastalık mıdır?

Hayır.

Doğal menopoz kadın yaşamının fizyolojik bir dönemidir.

Bu nedenle menopozun kendisini tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak görmek doğru değildir.

Tedavi gerektiren şey menopoz değil; kadının yaşam kalitesini etkileyen semptomlar veya menopozla birlikte ortaya çıkan sağlık riskleridir.

Bir kadının hiçbir yakınması yoksa yalnızca menopozda olduğu için mutlaka ilaç kullanması gerekmez.

Buna karşılık ciddi sıcak basmaları, gece terlemeleri, uyku sorunları, genitoüriner yakınmalar veya kemik sağlığı açısından riskleri bulunan kadınlarda bireyselleştirilmiş değerlendirme yapılmalıdır.

Menopoz Döneminde Jinekolojik Kontrol Neden Önemlidir?

Menopozla birlikte gebelik ve menstruasyon sona erse de jinekolojik takip sona ermez.

Bu dönemde serviks, endometrium, overler, vulva ve vajen açısından ortaya çıkabilecek hastalıklar yaşa uygun şekilde değerlendirilmelidir.

Özellikle postmenopozal kanama, yeni başlayan pelvik ağrı, karında şişkinlik, açıklanamayan vajinal akıntı veya kanama ve yeni gelişen vulvar lezyonlar “menopozdandır” denilerek geçiştirilmemelidir.

Jinekolojik onkoloji pratiğim nedeniyle menopozdaki kadının değerlendirmesinde benim için temel nokta, fizyolojik menopoz belirtileri ile araştırılması gereken jinekolojik belirtileri birbirinden ayırmaktır.

Bir sonraki aşamada ise kadının yakınmaları, kişisel riskleri ve beklentileri doğrultusunda menopoz tedavisinin gerekli olup olmadığına karar verilir.


Prof. Dr. Selçuk Erkılınç

Prof. Dr. Selçuk Erkılınç

Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi uzmanı. 17 yıllık hekimlik deneyimi, 45+ akademik yayını ve profesörlük akademik unvanı ile kadın sağlığı alanında öncü çalışmalar yürütmektedir.

Randevu Al