Rahim ve Vajen Sarkması (Pelvik Organ Prolapsusu): Nedenleri, Belirtileri ve Tanısı
Pelvik organ prolapsusu (POP); rahim, vajen duvarları veya vajen tepesini destekleyen yapıların zayıflaması sonucunda bu organların normal anatomik konumlarından aşağı doğru yer değiştirmesidir. Hastalar bunu çoğu zaman “vajinadan bir şey çıkıyor”, “aşağı doğru baskı var”, “rahmim sarkıyor” veya “vajinada ele gelen bir kitle var” şeklinde tarif eder.
Pelvik organ sarkması oldukça sık görülmesine rağmen her sarkma aynı derecede şikâyete neden olmaz. Bazı kadınlarda muayenede belirgin prolapsus bulunmasına rağmen yakınmalar hafif olabilirken, daha sınırlı bir sarkma başka bir kadının günlük yaşamını ciddi şekilde etkileyebilir.
Bu nedenle tedavi kararı yalnızca sarkmanın derecesine göre değil, hastanın şikâyetleri ve yaşam kalitesi üzerindeki etkisine göre verilmelidir.
Pelvik Organ Sarkması Ne Kadar Sık Görülür?
Pelvik organ prolapsusu dünya genelinde milyonlarca kadını etkileyen yaygın bir pelvik taban problemidir.
Muayene ile değerlendirildiğinde kadınların önemli bir bölümünde yaşamlarının bir döneminde belirli derecede pelvik organ desteği kaybı saptanabilir. Ancak anatomik olarak sarkma bulunması, her zaman hastanın şikâyet yaşayacağı veya tedavi gerekeceği anlamına gelmez.
Yaş ilerledikçe prolapsus görülme sıklığı artar. Yaşlanan nüfus nedeniyle pelvik organ prolapsusunun gelecekte daha da önemli bir kadın sağlığı problemi haline gelmesi beklenmektedir.
Rahim ve Vajen Sarkması Neden Olur?
Pelvik organların normal konumunu koruyabilmesi; pelvik taban kasları, bağ dokusu, fasya, ligamentler ve vajinal destek yapılarının birlikte çalışmasına bağlıdır.
Bu destek sistemlerinden bir veya birkaçının zayıflaması sonucunda vajen duvarları, rahim veya vajen tepesi aşağı doğru yer değiştirebilir.
Sarkma genellikle tek bir nedene bağlı değildir. Çoğu hastada yaşam boyunca oluşan farklı faktörler bir araya gelir.
Gebelik ve Vajinal Doğum
Pelvik organ prolapsusu için en önemli risk faktörlerinden biri vajinal doğumdur.
Gebeliğin kendisi pelvik taban üzerinde yük oluştururken doğum sırasında pelvik taban kasları, sinirleri ve destek dokuları önemli mekanik kuvvetlere maruz kalabilir.
Doğum sayısı arttıkça risk artabilir.
Doğum sırasında gelişebilecek pelvik taban hasarının derecesi kişiden kişiye değişir. Doğumun şekli, bebeğin özellikleri ve pelvik tabanın yapısı gibi birçok faktör bu süreçte rol oynayabilir.
Önemli bir nokta da prolapsusun doğumdan hemen sonra ortaya çıkmak zorunda olmamasıdır. Doğum sırasında oluşan bazı destek hasarları yıllar sonra yaşlanma ve diğer risk faktörlerinin eklenmesiyle belirgin hale gelebilir.
Yaş
Pelvik organ prolapsusu yaşla birlikte daha sık görülür.
Yaşlanma; pelvik taban kasları, bağ dokusu ve hormonal değişikliklerle birlikte pelvik destek sistemini etkileyebilir. POP görülme sıklığının yaşla birlikte, özellikle ileri yaşlarda belirgin biçimde arttığı görülmektedir.
Menopoz ve Östrojen Azalması
Menopozla birlikte gelişen hipoöstrojenik ortam, vajen ve pelvik destek dokularını etkileyebilir.
Östrojen reseptörlerinin vajinal dokularda ve pelvik destek yapılarında bulunması, hormonal değişikliklerin bu dokular üzerinde etkili olabileceğini düşündürmektedir.
Ancak pelvik organ prolapsusunun yalnızca östrojen eksikliğine bağlı bir hastalık olarak değerlendirilmesi doğru değildir.
Kronik Karın İçi Basınç Artışı
Pelvik tabanın sürekli olarak yüksek basınca maruz kalması zaman içerisinde destek yapılarını zorlayabilir.
Risk oluşturabilecek durumlar arasında:
- kronik kabızlık,
- kronik öksürük,
- tekrarlayan ağır kaldırma,
- obezite
yer alır.
Kronik obstrüktif akciğer hastalığı gibi sürekli öksürüğe yol açan durumlar da pelvik taban üzerinde tekrarlayan basınç oluşturabilir.
Obezite
Vücut ağırlığının artması pelvik tabanın maruz kaldığı yükü artırabilir.
Obez kadınlarda pelvik organ prolapsusu riskinin daha yüksek olabileceği gösterilmiştir. Risk özellikle fazla kilo ve obezitenin derecesi arttıkça belirginleşebilir.
Bağ Dokusu Hastalıkları ve Genetik Yatkınlık
Pelvik organları destekleyen yapıların önemli bölümü kollajen ve elastin içeren bağ dokusundan oluşur.
Bu nedenle bağ dokusunun kalitesi ve genetik özellikler prolapsus gelişiminde rol oynayabilir.
Marfan sendromu ve Ehlers-Danlos sendromu gibi bağ dokusu hastalıklarında pelvik organ prolapsusu daha sık görülebilir.
Ailevi yatkınlık da önemlidir. Anne veya kız kardeşlerinde prolapsus bulunan kadınlarda risk artabilir.
Rahim Sarkması mı, Mesane Sarkması mı?
Hastaların “rahim sarkması” olarak tarif ettiği durum aslında farklı anatomik bölgelerden kaynaklanabilir.
Pelvik organ prolapsusu;
ön vajen duvarını, vajen tepesini/rahmi veya arka vajen duvarını etkileyebilir.
Bir kadında bu bölgelerden yalnızca biri etkilenebileceği gibi birden fazla destek kusuru aynı anda bulunabilir.
Bu nedenle dışarıdan görülen veya hissedilen her vajinal çıkıntının yalnızca “rahim sarkması” olarak değerlendirilmesi doğru değildir.
Ön Vajen Duvarı Sarkması
Ön vajen duvarındaki destek kaybında vajen ön duvarı aşağı doğru yer değiştirir. Mesane ile ilişkili destek kusurları bu bölgede görülür.
Hastalar vajinada dolgunluk veya dışarı doğru çıkan bir kitle hissedebilir.
Ön vajen duvarı prolapsusuna bazı hastalarda idrar yollarıyla ilişkili yakınmalar eşlik edebilir.
Rahim ve Vajen Tepesi Sarkması
Pelvisin üst bölümündeki destek sisteminin zayıflaması rahmin aşağı doğru yer değiştirmesine neden olabilir.
Rahmi alınmış kadınlarda ise vajenin üst kısmı aşağı doğru sarkabilir. Buna vajinal apeks prolapsusu denir.
Dolayısıyla histerektomi geçirmiş olmak vajen sarkması gelişmeyeceği anlamına gelmez.
Arka Vajen Duvarı Sarkması
Arka vajen duvarındaki destek kaybı rektum ile vajen arasındaki bölgeyi etkileyebilir.
Bu hastalarda yalnızca vajinal dolgunluk değil, bazı durumlarda dışkılama güçlüğü ve tam boşalamama hissi de görülebilir.
Pelvik Organ Sarkmasının Belirtileri Nelerdir?
Pelvik organ prolapsusu yalnızca vajinada görülen bir kitleye neden olmaz.
Belirtiler beş temel grupta ortaya çıkabilir:
vajinal dolgunluk/sarkma belirtileri, idrar yakınmaları, bağırsak yakınmaları, cinsel yakınmalar ve ağrı.
Vajinada Ele Gelen veya Dışarı Çıkan Kitle
Prolapsusla en güçlü ilişkili belirtilerden biri vajinada çıkıntı veya kitle hissidir.
Hasta;
- vajinada dolgunluk,
- aşağı doğru baskı,
- vajinadan bir şey çıkması,
- vajen girişinde ele gelen kitle,
- pelvis veya vajende ağırlık
hissedebilir.
Sarkma ilerledikçe hasta vajen girişinde dokuyu görebilir veya eliyle hissedebilir.
Bu şikâyet özellikle prolapsus hymen seviyesine yaklaştığında veya bu seviyenin dışına çıktığında daha belirgin hale gelebilir.
Rahim Sarkması İdrar Problemlerine Neden Olabilir mi?
Evet. Pelvik organ prolapsusuna çeşitli üriner belirtiler eşlik edebilir.
Bunlar arasında:
- idrar kaçırma,
- sık idrara çıkma,
- ani sıkışma hissi,
- idrar yapmaya başlamakta güçlük,
- zayıf veya uzamış idrar akımı,
- idrar yaptıktan sonra mesanenin boşalmadığı hissi
bulunabilir.
İleri prolapsusu bulunan bazı kadınlar idrar yapabilmek için sarkan dokuyu elle vajen içine itmek zorunda kalabilir.
Ancak önemli bir ayrıntı vardır: her üriner yakınmanın nedeni prolapsus değildir.
Prolapsusun düzeltilmesi sonrasında bazı belirtiler düzelebilirken, sık idrara çıkma veya ani sıkışma gibi yakınmalar her zaman tamamen ortadan kalkmayabilir.
Bu nedenle idrar kaçırma veya işeme bozukluğu bulunan hastalarda mesane fonksiyonlarının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Rahim Sarkması ve İdrar Kaçırma Birlikte Olabilir
Pelvik organ prolapsusu ve idrar kaçırma aynı hastada sık olarak görülebilir.
İleri derecede sarkma bazen üretrayı mekanik olarak etkileyerek mevcut stres tipi idrar kaçırmayı gizleyebilir.
Prolapsus muayene sırasında yerine getirildiğinde daha önce görülmeyen stres tipi kaçak ortaya çıkabilir.
Bu durum özellikle prolapsus ameliyatı planlanan hastalarda önemlidir. Gerekli durumlarda prolapsus düzeltilerek yapılan değerlendirme ve ürodinamik inceleme, eşlik eden idrar kaçırmanın belirlenmesine yardımcı olabilir.
Rahim Sarkması Bağırsak Problemlerine Neden Olabilir mi?
Özellikle arka vajen duvarı prolapsusunda bağırsak ve dışkılama yakınmaları görülebilir.
Bunlar arasında:
- dışkılama sırasında aşırı ıkınma,
- tam boşalamama hissi,
- dışkılama güçlüğü,
- acil dışkılama ihtiyacı,
- dışkılama için vajene veya perineye parmakla destek verme ihtiyacı
yer alabilir.
Ancak dışkılama sorunlarının her zaman prolapsusa bağlı olmadığı unutulmamalıdır.
Kabızlık ve pelvik taban fonksiyon bozuklukları ayrıca değerlendirilmelidir.
Rahim Sarkması Cinsel Yaşamı Etkiler mi?
Pelvik organ prolapsusu bulunan bazı kadınlarda;
- cinsel ilişkide ağrı,
- vajinal kuruluk,
- duyuda azalma,
- uyarılma veya orgazmda azalma
gibi yakınmalar görülebilir.
Ancak kadın cinsel fonksiyonu çok faktörlüdür. Yaş, hormonal durum, psikolojik faktörler ve başka pelvik taban sorunları da cinsel fonksiyonu etkileyebilir.
Bu nedenle cinsel yakınmaların tamamını yalnızca sarkmaya bağlamak doğru değildir.
Rahim Sarkması Ağrı Yapar mı?
Pelvik veya bel ağrısı prolapsusu bulunan kadınlarda görülebilir.
Ancak ağrı pelvik organ prolapsusuna özgü bir belirti değildir.
Özellikle ana yakınma ağrıysa başka jinekolojik, üriner, gastrointestinal veya kas-iskelet sistemi nedenlerinin de değerlendirilmesi gerekir.
Rahim Sarkması Nasıl Teşhis Edilir?
Pelvik organ prolapsusunun tanısında en önemli basamaklardan biri ayrıntılı pelvik muayenedir.
Muayene yalnızca “sarkma var veya yok” şeklinde yapılmaz.
Hangi vajinal kompartmanın etkilendiği, sarkmanın derecesi ve pelvik taban desteğinin hangi seviyede bozulduğu değerlendirilir.
Muayene sırasında hasta öksürtülebilir veya Valsalva manevrası yapması istenebilir.
Çünkü prolapsus karın içi basınç arttığında daha belirgin hale gelebilir.
Bazı kadınlarda sarkma sabah muayenesinde daha az belirginken gün sonunda veya uzun süre ayakta kaldıktan sonra daha belirgin olabilir. Bu nedenle hastanın tarif ettiği şikâyet ile muayene bulguları birlikte değerlendirilmelidir.
POP-Q Nedir?
Pelvik organ prolapsusunun derecesini standart biçimde değerlendirmek için POP-Q (Pelvic Organ Prolapse Quantification) sistemi kullanılabilir.
Bu sistemde vajen içerisinde belirlenmiş anatomik noktaların hymene göre konumu santimetre olarak ölçülür.
Değerlendirmede;
- ön vajen duvarı,
- vajen tepesi veya serviks,
- arka vajen duvarı,
- genital hiatus,
- perineal cisim,
- total vajinal uzunluk
gibi anatomik ölçümler kullanılır.
Bu yöntem “hafif sarkma” veya “çok sarkma” gibi subjektif ifadeler yerine prolapsusun objektif ve tekrarlanabilir şekilde tanımlanmasını sağlar.
Rahim Sarkmasının Evreleri
POP-Q sisteminde pelvik organ prolapsusu genel olarak Evre 0 ile Evre IV arasında sınıflandırılır.
Evre 0
Prolapsus yoktur.
Evre I
Sarkmanın en ileri noktası hymenin belirgin şekilde üzerinde kalır.
Evre II
Sarkmanın en ileri kısmı hymene yaklaşmıştır veya hymenin hemen çevresindedir.
Evre III
Sarkma hymenin dışına belirgin şekilde çıkmıştır ancak vajenin tamamen dışarı dönmesi söz konusu değildir.
Evre IV
Alt genital sistemin tam veya tama yakın dışa dönmesi söz konusudur.
Bu sınıflandırma tedavi planlamasında önemlidir ancak ameliyat kararı yalnızca POP-Q evresine göre verilmez.
Hastanın şikâyetlerinin derecesi ve yaşam kalitesi üzerindeki etkisi de mutlaka dikkate alınmalıdır.
Pelvik Taban Desteğinin Üç Seviyesi
Vajenin anatomik desteği farklı seviyelerde sağlanır.
Level I, vajenin üst kısmı ve apeksinin desteğini sağlar. Bu seviyedeki bozukluk rahim veya vajen tepesi prolapsusuyla ilişkili olabilir.
Level II, vajenin orta bölümünün yan duvar desteğini sağlar. Bu destek sistemindeki bozulmalar ön veya arka vajen duvarı prolapsusuna katkıda bulunabilir.
Level III, vajenin alt kısmı, perineal cisim ve distal destek yapılarıyla ilişkilidir.
Bu ayrım önemlidir çünkü prolapsus ameliyatında yalnızca dışarı çıkan dokuyu içeri itmek değil, hangi destek seviyesinin bozulduğunu anlamak gerekir.
Pelvik Organ Prolapsusunda Muayene Neden Ayrıntılı Olmalıdır?
Ön vajen duvarında görülen her sarkmanın anatomik nedeni aynı değildir.
Destek kaybı vajenin orta hattında meydana gelebileceği gibi vajenin yan duvar bağlantılarında da gelişebilir. Benzer şekilde arka vajen duvarı prolapsusunda rektumla ilişkili destek kusurları veya daha üst seviyedeki bağırsak ilişkili defektler bulunabilir.
Apeks desteğinin kaybı da ön ve arka vajen duvarlarının aşağı doğru yer değiştirmesine katkıda bulunabilir.
Bu nedenle prolapsus cerrahisinin planlanmasında ön duvar, arka duvar ve apikal desteğin birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
Prof. Dr. Selçuk Erkılınç'ın Pelvik Organ Prolapsusu ve Pelvik Taban Alanındaki Akademik Çalışmaları
Prof. Dr. Selçuk Erkılınç, pelvik organ prolapsusu, pelvik taban fonksiyonları ve üriner inkontinans konusunda klinik pratiğinin yanı sıra akademik çalışmalarda da yer almıştır.
Pelvik organ prolapsusunu doğrudan değerlendiren çalışmalarından birinde, kadınlarda prolapsusun derecesi POP-Q (Pelvic Organ Prolapse Quantification) sistemi kullanılarak objektif olarak değerlendirilmiş ve pelvik organ prolapsusu ile rahim içi araç ekspulsiyonu arasındaki olası ilişki araştırılmıştır. gorm.com.tr
Pelvik taban alanındaki daha yakın tarihli çalışmalarında ise stres üriner inkontinans ve pelvik taban fonksiyonlarındaki değişiklikler prospektif olarak değerlendirilmiştir. 2025 yılında Archives of Gynecology and Obstetrics'te yayımlanan bu çalışmanın ilk ve sorumlu yazarı Prof. Dr. Selçuk Erkılınç'tır. PMC
Ayrıca midüretral sling cerrahisi sonrası gebelik ve doğumun üriner kontinans üzerindeki etkisini inceleyen International Urogynecology Journal çalışmasının yazarları arasında yer almaktadır.