Biyoeşdeğer Hormon Tedavisi Nedir? Menopozda Faydaları, Riskleri ve Güvenliği
Menopoz döneminde sıcak basması, gece terlemesi, uyku bozukluğu, vajinal kuruluk, cinsel ilişkide ağrı, duygu durum değişiklikleri ve yaşam kalitesinde azalma yaşayan kadınların önemli bir bölümü hormon tedavisi konusunda araştırma yapmaktadır.
Son yıllarda özellikle biyoeşdeğer hormon tedavisi, doğal hormon tedavisi ve kişiye özel menopoz tedavisi kavramları giderek daha fazla ilgi görmektedir.
İnternette bu konuda birbirinden çok farklı iddialarla karşılaşmak mümkündür:
“Biyoeşdeğer hormonlar tamamen doğaldır.”
“Sentetik hormonlardan daha güvenlidir.”
“Meme kanseri riskini artırmaz.”
“Tükürük testiyle hangi hormona ihtiyacınız olduğu belirlenebilir.”
“Her kadına özel hormon karışımı hazırlanmalıdır.”
Ancak bu ifadelerin tamamı bilimsel olarak doğru değildir.
Öncelikle terminolojiyi açıklamak gerekir.
Biyoeşdeğer hormon ne demektir?
Bu yazıda “biyoeşdeğer hormon” ifadesini, hastalar arasında giderek yaygınlaşan kullanımıyla ele alıyorum. Uluslararası tıp literatüründe bu kavram çoğunlukla “bioidentical hormone” olarak adlandırılmaktadır.
Burada kastedilen, kullanılan hormonun moleküler yapısının insan vücudunda doğal olarak üretilen hormonla aynı olmasıdır.
Örneğin:
17β-estradiol, kadın vücudunda üretilen estradiolle aynı moleküler yapıya sahiptir.
Benzer şekilde mikronize progesteron, vücutta doğal olarak üretilen progesteronla aynı moleküler yapıya sahip progesterondur.
Uluslararası kaynaklarda bu nedenle estradiol ve mikronize progesteron gibi moleküller “bioidentical” olarak tanımlanmaktadır. ACOG da estradiol ve mikronize progesteronu bu gruptaki örnekler arasında saymaktadır. ACOG
Ancak burada ilk ve en önemli ayrımı yapmak gerekir:
Biyoeşdeğer hormon tedavisi ile kişiye özel olarak eczanede hazırlanan hormon karışımları aynı şey değildir.
Bu iki kavramın birbirine karıştırılması menopoz tedavisindeki en önemli bilgi kirliliği kaynaklarından biridir.
Biyoeşdeğer Hormon ile Kişiye Özel Hazırlanan Hormon Aynı Şey midir?
Hayır.
Bir hormonun insan vücudundaki hormonla aynı moleküler yapıya sahip olması, o hormonun mutlaka bir eczanede hastaya özel hazırlanması gerektiği anlamına gelmez.
Standart üretim süreçlerinden geçmiş, belirli miktarda hormon içeren ve düzenleyici otoriteler tarafından onaylanmış estradiol ve mikronize progesteron preparatları bulunmaktadır.
Bunun yanında bir veya birden fazla hormonun eczanede belirli oranlarda karıştırılmasıyla hazırlanan ürünler de vardır.
Uluslararası literatürde bunlara:
compounded bioidentical hormone therapy – cBHT
adı verilmektedir.
ACOG, standart onaylı preparatlar mevcut olduğunda compounded hormonların rutin olarak tercih edilmesini önermemektedir. Bunun temel nedenleri arasında etkinlik ve uzun dönem güvenlik konusunda yüksek kaliteli kanıtların yetersiz olması ve hazırlanan ürünlerin doz/potens açısından değişkenlik gösterebilmesi bulunmaktadır. ACOG
Dolayısıyla:
biyoeşdeğer hormon ≠ compounded hormon.
Bu ayrım son derece önemlidir.
“Doğal Hormon” Ne Demektir?
Biyoeşdeğer hormonlar sıklıkla “doğal hormon” adı altında tanıtılmaktadır.
Ancak “doğal” kelimesi tıbbi açıdan dikkatli kullanılmalıdır.
Bir ürünün hammaddesinin bitkisel kaynaklı olması veya hormonun insan hormonuyla aynı moleküler yapıya sahip olması, o ürünün otomatik olarak:
daha güvenli, yan etkisiz veya kanser riski taşımayan
bir tedavi olduğu anlamına gelmez.
FDA da onaylı ilaçlar arasında kadınların doğal olarak ürettiği hormonlarla aynı yapıya sahip hormonların bulunduğunu; buna karşılık compounded “bioidentical” ürünlerin onaylı hormon tedavilerinden daha güvenli veya daha etkili olduğuna ilişkin kanıt bulunmadığını belirtmektedir. U.S. Food and Drug Administration
Dolayısıyla benim için önemli olan bir ürünün üzerinde “doğal” yazması değildir.
Önemli olan:
Hangi hormon?
Hangi hasta?
Hangi doz?
Hangi uygulama yolu?
Hangi endikasyon?
Ne kadar süre?
sorularının doğru cevaplanmasıdır.
Biyoeşdeğer Hormonlar Sentetik Hormonlardan Farklı mıdır?
Burada da “sentetik” kelimesi kafa karışıklığı yaratmaktadır.
Bir hormon laboratuvar ortamında hazırlanmış olabilir ancak elde edilen molekül insan vücudundaki estradiolle aynı moleküler yapıya sahip olabilir.
Dolayısıyla:
“Laboratuvarda üretildi = sentetik = zararlı”
ve
“Bitkisel kaynaktan geldi = doğal = güvenli”
şeklindeki bir ayrım bilimsel değildir.
Menopoz tedavisinde molekülün biyolojik etkisi, dozu, uygulama yolu ve hastanın kişisel riskleri önemlidir.
Biyoeşdeğer Östrojen: 17β-Estradiol
Menopoz hormon tedavisinde kullanılan en önemli hormonlardan biri 17β-estradioldür.
Estradiol insan vücudunda doğal olarak bulunan başlıca östrojenlerden biridir.
Tedavide farklı şekillerde uygulanabilir:
oral tablet, transdermal bant, jel veya sprey gibi farklı preparatlar bulunabilir.
Burada uygulama yolu da önemlidir.
Özellikle transdermal estradiol, ciltten emilerek sistemik dolaşıma ulaşır ve oral tedavideki karaciğer ilk geçiş etkisini büyük ölçüde bypass eder.
Bu nedenle belirli hastalarda transdermal uygulamanın tercih edilmesi yararlı olabilir.
Menopoz tedavisi yalnızca “östrojen verelim mi?” sorusundan ibaret değildir.
Hangi östrojenin, hangi dozda ve hangi yolla verileceği de tedavinin parçasıdır.
Biyoeşdeğer Progesteron: Mikronize Progesteron
Menopoz hormon tedavisindeki diğer önemli molekül mikronize progesterondur.
Mikronize progesteron, vücudun doğal olarak ürettiği progesteronla aynı moleküler yapıya sahip progesterondur ve uluslararası terminolojide bioidentical hormonlar arasında kabul edilir. ACOG
Özellikle rahmi bulunan kadınlarda progesteronun çok önemli bir görevi vardır:
endometriumu korumak.
Sistemik östrojen endometrium üzerinde proliferatif etkiye sahiptir.
Uzun süre yeterli progesteron/progestojen koruması olmaksızın sistemik östrojen kullanılması endometrial hiperplazi ve endometrium kanseri riskini artırabilir. FDA da uterusu bulunan kadınlarda östrojen kullanımında bu riskin dikkate alınması ve progestojen eklenmesinin riski azaltması gerektiğini vurgulamaktadır. U.S. Food and Drug Administration
Bu nedenle:
Biyoeşdeğer östrojen kullanılıyor olması endometriumu koruma gerekliliğini ortadan kaldırmaz.
Rahmi Olan Kadın Sadece Biyoeşdeğer Östrojen Kullanabilir mi?
Sistemik tedavi söz konusu olduğunda çoğunlukla hayır.
Rahmi bulunan bir kadında sistemik östrojen tedavisi uygulanıyorsa endometriumun yeterli progesteron/progestojen etkisiyle korunması gerekir.
Burada çok basit ama önemli bir biyolojik gerçek vardır:
Endometriumdaki östrojen reseptörü kullanılan hormonun “doğal” adıyla pazarlanıp pazarlanmadığını bilmez.
Estradiol biyoeşdeğer olabilir.
Ancak yine de östrojendir ve endometrium üzerinde biyolojik etkisi vardır.
Bu nedenle özellikle kontrolsüz şekilde kullanılan östrojen kremleri veya hormon karışımlarında endometrial güvenlik önemlidir.
Rahmi Alınmış Kadında Progesteron Gerekir mi?
Daha önce total histerektomi geçirmiş ve endometriumu bulunmayan kadınlarda çoğunlukla progesteron/progestojen eklenmesine ihtiyaç duyulmaz.
Bu nedenle menopoz hormon tedavisinin kişiselleştirilmesinde ilk sorulardan biri:
“Uterus mevcut mu?”
olmalıdır.
Bazı özel klinik durumlarda yaklaşım değişebilir; ancak genel prensip budur.
Biyoeşdeğer Hormon Tedavisinin Faydaları Nelerdir?
Menopoz hormon tedavisinin en güçlü kullanım alanı vazomotor semptomların, yani sıcak basmaları ve gece terlemelerinin tedavisidir.
Uygun hastalarda hormon tedavisi:
sıcak basmalarını, gece terlemelerini ve bunlara bağlı uyku ve yaşam kalitesi problemlerini önemli ölçüde azaltabilir.
Sistemik östrojen ayrıca kullanım süresince kemik kaybının azaltılmasına katkıda bulunur.
Ancak hormon tedavisi:
gençleşme, yaşlanmayı durdurma veya bütün menopoz sorunlarını ortadan kaldırma tedavisi değildir.
Biyoeşdeğer Hormonlar Meme Kanseri Yapmaz mı?
Bu çok sık sorulan ve yanlış anlaşılmaya açık bir konudur.
“Biyoeşdeğer hormon olduğu için meme kanseri riski yoktur.”
şeklinde bir garanti verilemez.
Meme üzerindeki etki;
kullanılan östrojenin ve progestojenin türüne, tedavinin süresine, hastanın yaşına ve başlangıçtaki kişisel meme kanseri riskine
göre değişebilir.
Bu nedenle bütün hormon tedavilerini tek bir kategoriye koymak ne kadar yanlışsa, biyoeşdeğer hormonların tamamen risksiz olduğunu söylemek de o kadar yanlıştır.
Biyoeşdeğer Hormonlar Rahim Kanseri Yapmaz mı?
Bu konuda özellikle dikkatli olmak gerekir.
Biyoeşdeğer estradiol de endometriumu uyarabilir.
Rahmi bulunan bir kadında yeterli progesteron/progestojen koruması olmadan sistemik östrojen kullanılması endometrial hiperplazi ve endometrium kanseri riskini artırabilir. U.S. Food and Drug Administration
Dolayısıyla:
“Ben doğal/biyoeşdeğer östrojen kullanıyorum, rahmime zarar vermez.”
düşüncesi doğru değildir.
Jinekolojik onkoloji pratiğim nedeniyle biyoeşdeğer hormon tedavisinde özellikle önem verdiğim noktalardan biri budur:
Hormon tedavisinin güvenliği yalnızca östrojenin adına değil, endometriumun doğru şekilde korunmasına da bağlıdır.
Biyoeşdeğer Hormon Kullanırken Kanama Olursa Ne Yapılmalı?
Biyoeşdeğer hormon kullanıyor olmak postmenopozal kanamayı otomatik olarak normal hale getirmez.
Tedavinin başlangıç döneminde kullanılan rejime bağlı olarak beklenen bazı kanama paternleri görülebilir.
Ancak:
yeni başlayan, tekrarlayan, uzun süren veya kullanılan hormon rejimiyle açıklanamayan postmenopozal kanama değerlendirilmelidir.
Hastanın özelliklerine göre:
transvajinal ultrasonografi, endometrial örnekleme ve/veya histeroskopi gerekebilir.
Özellikle kontrolsüz östrojen kullanan veya yeterli progesteron korumasının bulunup bulunmadığı bilinmeyen kadınlarda bu konu daha da önemlidir.
Kişiye Özel Hazırlanan Biyoeşdeğer Hormonlar Daha İyi midir?
“Kişiye özel” ifadesi doğal olarak oldukça caziptir.
Ben de menopoz tedavisinin kişiye özel olması gerektiğini düşünüyorum.
Ancak iki farklı kavram birbirinden ayrılmalıdır:
Tedavinin kişiselleştirilmesi ile ilacın kişiye özel olarak karıştırılması aynı şey değildir.
Gerçek kişiselleştirme;
kadının yaşını, menopozdan geçen süreyi, şikâyetlerini, uterusunun bulunup bulunmamasını, meme ve endometrium kanseri riskini, tromboz riskini, kardiyovasküler durumunu, kemik sağlığını ve kişisel tercihlerini değerlendirerek yapılır.
Ardından uygun:
molekül + doz + uygulama yolu + progesteron gereksinimi + takip planı
belirlenir.
Standartlaştırılmış ilaçlarla da son derece kişiselleştirilmiş menopoz tedavisi yapılabilir.
Compounded Biyoeşdeğer Hormon Nedir?
Bazı eczanelerde veya özel hazırlama merkezlerinde hekim reçetesine göre farklı hormonlar bir araya getirilebilir.
Karışım içerisinde:
estradiol, estriol, progesteron, DHEA veya testosteron
gibi hormonlar bulunabilir.
Bu ürünler krem, jel, kapsül, tablet veya başka formlarda hazırlanabilir.
Sorun kişiye özel hazırlanmaları değildir.
Asıl sorun, bu ürünlerin standart ruhsatlı ilaçlarla aynı düzeyde etkinlik, güvenlik, doz tutarlılığı ve kalite kontrol verisine sahip olmayabilmesidir.
ACOG'un klinik uzlaşı belgesinde, compounded preparatlarda aktif hormon miktarında ürünler ve eczaneler arasında değişkenlik saptanabildiği; yüksek kaliteli uzun dönem güvenlik verilerinin ise yetersiz olduğu belirtilmektedir. ACOG
FDA'nın aktardığı National Academies değerlendirmesi de compounded bioidentical hormonların güvenlik ve etkinliğine ilişkin yüksek kaliteli kontrollü verilerin yetersiz olduğu sonucuna varmıştır. U.S. Food and Drug Administration
Biyoeşdeğer Hormon İçin Tükürük Testi Gerekli midir?
Bu alanın en fazla tartışılan konularından biri budur.
Bazı merkezlerde hastanın tükürüğündeki hormon seviyeleri ölçülür ve sonuçlara göre “kişiye özel hormon karışımı” hazırlanır.
İlk bakışta son derece bilimsel görünür:
Hormonunuzu ölçelim → eksik olanı bulalım → size özel olarak yerine koyalım.
Ancak menopoz biyolojisi bu kadar basit değildir.
Östrojen ve progesteron düzeyleri özellikle menopozal geçiş döneminde dalgalanabilir.
Daha önemlisi menopoz tedavisinin amacı laboratuvar sonucunda belirlenmiş bir “ideal hormon seviyesine” ulaşmak değildir.
ACOG, compounded hormon tedavisinin reçetelenmesi veya dozunun ayarlanması amacıyla kullanılan yardımcı hormon testlerine ilişkin verilerin sınırlı olduğunu ve bu testlerin bu amaçla önerilmediğini belirtmektedir. Özellikle tükürük ölçümlerinin hormon düzeylerini doğru ve hassas biçimde değerlendirme konusunda sorunları vardır. ACOG
Bu nedenle rutin olarak:
“Tükürük testi yapalım ve size özel hormon dozunu bulalım.”
yaklaşımını bilimsel menopoz tedavisinin standardı olarak görmüyorum.
Kan Hormon Düzeylerine Göre Doz Ayarlanmalı mı?
Çoğu doğal menopoz hastasında tedavinin başarısını değerlendirmek için sürekli estradiol veya FSH ölçerek belirli bir rakama ulaşmaya çalışmak gerekmez.
Sıcak basması nedeniyle tedavi edilen bir kadında daha anlamlı sorular şunlardır:
Sıcak basmaları azaldı mı?
Gece terlemeleri düzeldi mi?
Uyku ve yaşam kalitesi iyileşti mi?
Yan etki ortaya çıktı mı?
Kanama var mı?
Tedavinin yarar-risk dengesi hâlâ uygun mu?
ACOG da menopoz hormon tedavisinin temel hedefinin menopozla ilişkili semptomların giderilmesi olduğunu ve çoğu hastanın rutin serum hormon düzeyi takibine ihtiyaç duymadığını belirtmektedir. ACOG
Elbette özel klinik durumlarda laboratuvar değerlendirmesi yapılabilir.
Ancak amaç hastanın hormon değerlerini 25 yaşındaki seviyelerine getirmek değildir.
Estriol Daha Güvenli Bir Östrojen midir?
Estriol özellikle bazı kişiye özel hazırlanmış hormon karışımlarında kullanılmaktadır.
Bazen:
“Estriol daha zayıf ve daha doğal bir östrojendir, dolayısıyla daha güvenlidir.”
şeklinde tanıtılabilir.
Ancak zayıf östrojen kavramını “risksiz östrojen” olarak yorumlamak doğru değildir.
FDA, estriol içeren ilaçların daha güvenli bir östrojen olduğuna ilişkin kanıt bulunmadığını özellikle belirtmektedir. U.S. Food and Drug Administration
Dolayısıyla hormon tedavisinin güvenliği yalnızca “estradiol mü, estriol mü?” sorusuyla belirlenemez.
Biyoeşdeğer Hormon Pelletleri Nedir?
Son yıllarda özellikle sosyal medya aracılığıyla popülerleşen yöntemlerden biri de hormon pelletleridir.
Estradiol veya testosteron içeren küçük implantlar cilt altına yerleştirilerek hormonun uzun süre salınması amaçlanabilir.
Uzun etkili olması ilk bakışta avantaj gibi görünebilir.
Ancak pellet yerleştirildikten sonra verilen hormon dozunun hızlı şekilde azaltılması veya tedavinin kolayca geri çekilmesi mümkün olmayabilir.
ACOG özellikle testosteron pelletlerinde uzun dönem güvenlik verilerinin yetersizliği ve pelletin kolayca çıkarılamaması nedeniyle diğer uygulama yollarının tercih edilmesini önermektedir. ACOG
Benim menopoz tedavisinde önemsediğim prensiplerden biri tedavinin gerektiğinde değiştirilebilir ve kontrol edilebilir olmasıdır.
Testosteron Biyoeşdeğer Hormon Tedavisinin Bir Parçası mıdır?
Testosteron menopoz alanında giderek daha fazla konuşulmaktadır.
Ancak:
“Menopoza girdiniz → testosteronunuz düştü → testosteron kullanmanız gerekir.”
şeklinde bir yaklaşım doğru değildir.
Testosteronun kadınlarda belirli ve sınırlı klinik kullanım alanları vardır.
Buna karşılık:
enerji artırmak, kilo verdirmek, gençleştirmek, kas kütlesini artırmak veya genel anti-aging sağlamak
amacıyla her menopozdaki kadına rutin testosteron verilmesi aynı şey değildir.
ACOG, kadınlarda menopoz semptomlarının genel tedavisi amacıyla onaylanmış testosteron formülasyonunun bulunmadığını; belirli cinsel işlev bozukluklarında ise dikkatli değerlendirme ve ortak karar verme gerektiğini belirtmektedir. ACOG
Biyoeşdeğer Hormonlar Kilo Verdirir mi?
Biyoeşdeğer hormon tedavisi bir zayıflama tedavisi değildir.
Menopoz döneminde vücut kompozisyonunda ve yağ dağılımında değişiklikler olabilir.
Yaşla birlikte kas kütlesi azalabilir; fiziksel aktivite, uyku, beslenme ve metabolik faktörler de kilo değişiminde rol oynar.
Sıcak basmaları ve uyku bozukluğu başarılı şekilde tedavi edildiğinde kadın kendisini daha iyi hissedebilir ve yaşam tarzı değişikliklerini uygulaması kolaylaşabilir.
Ancak:
“Hormonlarınızı dengelersek kilo verirsiniz.”
şeklinde garanti vermek bilimsel değildir.
Biyoeşdeğer Hormonlar Gençleştirir mi?
Hayır.
Hormon tedavisi bir anti-aging veya gençleştirme tedavisi değildir.
Menopoz hormon tedavisinin amacı uygun hastalarda menopozla ilişkili belirtileri tedavi etmek ve belirli klinik faydaları sağlamaktır.
FDA da hormon tedavisinin yaşlanmayı veya kırışıklıkları önlediğinin gösterilmediğini belirtmektedir. U.S. Food and Drug Administration
Bu nedenle biyoeşdeğer hormon tedavisini:
“gençlik hormonu”
olarak pazarlamak doğru değildir.
Biyoeşdeğer Hormon Tedavisi Kimlere Uygulanabilir?
Asıl soru:
“Biyoeşdeğer hormon kullanabilir miyim?”
değil,
“Menopoz hormon tedavisine ihtiyacım var mı ve benim için hangi tedavi uygun?”
olmalıdır.
Özellikle yaşam kalitesini etkileyen:
sıcak basması, gece terlemesi ve diğer menopozla ilişkili semptomları
bulunan uygun kadınlarda hormon tedavisi değerlendirilebilir.
Karar verirken kadının:
yaşı, menopozdan geçen süre, uterusunun bulunup bulunmaması, kişisel ve ailesel meme kanseri öyküsü, açıklanamayan kanama varlığı, tromboz ve kardiyovasküler riskleri
birlikte değerlendirilmelidir.
Biyoeşdeğer Hormon Tedavisi Kimler İçin Uygun Olmayabilir?
“Biyoeşdeğer” kelimesi hormon tedavisinin kontrendikasyonlarını ortadan kaldırmaz.
Özellikle:
açıklanamayan vajinal kanama, bazı hormon duyarlı maligniteler, önemli tromboembolik hastalık öyküsü, bazı ciddi kardiyovasküler hastalıklar ve ciddi karaciğer hastalıkları
sistemik hormon tedavisi kararında özel önem taşır.
Bu hastalarda hormon kullanılamaması menopoz semptomlarının tedavisiz bırakılması anlamına gelmez.
Hormonal olmayan tedavi seçenekleri de bulunmaktadır.
Meme Kanseri Geçiren Kadın Biyoeşdeğer Hormon Kullanabilir mi?
Bu hasta grubunda:
“Biyoeşdeğer olduğu için güvenlidir.”
yaklaşımı özellikle doğru değildir.
Hastanın meme kanserinin tipi, hormon reseptör durumu, kullanılan onkolojik tedaviler, hastanın güncel yakınmaları ve hormonal olmayan alternatifler birlikte değerlendirilmelidir.
Gerektiğinde karar medikal onkoloji ve ilgili uzmanlıklarla birlikte verilmelidir.
Hormonun biyoeşdeğer olarak adlandırılması meme kanserinin biyolojisini değiştirmez.
Endometrium Kanseri Geçiren Kadın Biyoeşdeğer Hormon Kullanabilir mi?
Burada da herkese uygulanabilecek tek bir “evet” veya “hayır” cevabı doğru değildir.
Endometrium kanseri tek tip bir hastalık değildir.
Hastanın:
histolojik tipi, moleküler/tümör özellikleri, evresi, uygulanan cerrahi ve ek tedaviler, yaşı ve menopoz semptomlarının şiddeti
birlikte değerlendirilmelidir.
Jinekolojik onkolog olarak bu hasta grubunda benim ilk sorum:
“Hangi menopoz tedavisi daha iyi?”
değil,
“Bu hastanın onkolojik özellikleri nedir ve hormon tedavisi güvenli biçimde değerlendirilebilir mi?”
sorusudur.
Yumurtalık Kanseri Sonrası Biyoeşdeğer Hormon Kullanılabilir mi?
Over kanserleri de tek bir hastalık değildir.
Histolojik alt tipler ve tümör biyolojisi birbirinden farklıdır.
Bu nedenle yumurtalık kanseri geçiren bir hastada menopoz tedavisine yalnızca “over kanseri geçirmiş” bilgisine bakılarak karar verilmesini doğru bulmuyorum.
Patolojik alt tip, evre, tedavi ve hastanın bireysel riskleri birlikte değerlendirilmelidir.
BRCA1 veya BRCA2 Mutasyonu Olan Kadınlarda Biyoeşdeğer Hormon
BRCA1 veya BRCA2 patojenik varyantı nedeniyle genç yaşta risk azaltıcı bilateral salpingo-ooforektomi uygulanan kadınlarda durum özellikle önemlidir.
Bu kadınlar doğal menopoz yaşından yıllar önce cerrahi menopoza girebilir.
Ani ovarian hormon kaybı:
sıcak basması, gece terlemesi, uyku sorunları, cinsel sağlık, genitoüriner belirtiler, kemik sağlığı ve yaşam kalitesi
üzerinde önemli etkiler oluşturabilir.
Tedavi planlanırken kişisel meme kanseri öyküsü, uterusun bulunup bulunmaması ve diğer bireysel risk faktörleri dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle BRCA taşıyıcılarında menopoz tedavisini standart bir reçete şeklinde değil, kişiselleştirilmiş onkojinekolojik değerlendirme olarak ele almak gerekir.
Biyoeşdeğer Hormon Tedavisi Öncesinde Hangi Testler Yapılır?
Her kadına aynı “menopoz hormon panelini” uygulamak doğru değildir.
Öncelikle ayrıntılı anamnez alınmalıdır:
Yaş kaç?
Son adet ne zaman?
Menopoz belirtileri neler?
Kanama var mı?
Uterus mevcut mu?
Daha önce hangi ameliyatlar yapılmış?
Meme hastalığı öyküsü var mı?
Jinekolojik kanser öyküsü var mı?
Tromboz öyküsü var mı?
Kardiyovasküler risk faktörleri neler?
Hangi ilaçlar kullanılıyor?
Bunların ardından gerekli fizik muayene ve hastanın özelliklerine göre gerekli testler planlanır.
Herkese aynı test paketi yerine kişiye göre değerlendirme yapılması daha doğru yaklaşımdır.
Biyoeşdeğer Hormon Tedavisinden Önce Ultrason Gerekir mi?
Her menopoz hormon tedavisi başlanacak kadına otomatik olarak ultrason yapılması gerektiğine ilişkin evrensel bir kural yoktur.
Ancak klinik endikasyon varsa ultrasonografi son derece değerlidir.
Özellikle:
postmenopozal kanama, düzensiz kanama, pelvik ağrı veya kitle şüphesi
varsa jinekolojik değerlendirme gerekir.
Ben özellikle açıklanamayan postmenopozal kanaması bulunan bir hastada kanamanın nedenini açıklığa kavuşturmadan sistemik hormon tedavisine geçmeyi uygun bulmuyorum.
Biyoeşdeğer Hormon Tedavisi Güvenli midir?
Bu sorunun doğru cevabı:
“Hangi hastada?”
sorusuyla başlar.
Aynı hormon tedavisi;
48 yaşında yeni menopoza girmiş sağlıklı bir kadın,
68 yaşında menopozdan uzun yıllar sonra ilk kez tedavi isteyen bir kadın,
BRCA1 taşıyıcısı,
meme kanseri geçirmiş bir kadın,
endometrium kanseri nedeniyle ameliyat olmuş bir kadın
ve açıklanamayan postmenopozal kanaması bulunan bir kadın için aynı anlamı taşımaz.
Dolayısıyla:
Biyoeşdeğer hormon tedavisinin güvenliğini belirleyen yalnızca hormonun adı değil, doğru hasta seçimidir.
Biyoeşdeğer Hormon Tedavisinde Benim Yaklaşımım
Ben menopozdaki kadını yalnızca:
“Biyoeşdeğer hormon istiyor.”
şeklinde değerlendirmiyorum.
Önce neden hormon tedavisi istediğini anlamaya çalışıyorum.
Sıcak basması mı var?
Gece terlemesi nedeniyle uyuyamıyor mu?
Vajinal kuruluk mu var?
Cinsel ilişkide ağrı mı yaşıyor?
Erken menopoza mı girdi?
Yumurtalıklarının alınması sonrasında cerrahi menopoz mu gelişti?
Yoksa herhangi bir belirgin menopoz yakınması olmadan yalnızca internette “hormonlarını dengelemesi gerektiğini” okuduğu için mi hormon kullanmak istiyor?
Bu ayrım tedavinin başlangıç noktasıdır.
Daha sonra:
yaş → menopozdan geçen süre → uterusun bulunup bulunmaması → kanama öyküsü → meme riski → endometrium riski → tromboembolik risk → kardiyovasküler risk → kemik sağlığı → vajinal ve üriner semptomlar
birlikte değerlendirilir.
Gerçekten menopoz hormon tedavisi için uygun bir hastaysa kullanılacak hormon, doz ve uygulama yolu kişiselleştirilebilir.
Uygun hastada 17β-estradiol ve mikronize progesteron gibi insan vücudundaki hormonlarla aynı moleküler yapıya sahip seçenekler kullanılabilir.
Ancak amaç “doğal hormon vermek” değil;
bilimsel olarak doğru menopoz tedavisini doğru hastaya uygulamaktır.
Jinekolojik Onkolog Tarafından Menopoz Değerlendirmesi Neden Önemli Olabilir?
Menopoz döneminde hormon tedavisi değerlendirilirken yalnızca sıcak basmasına odaklanmamak gerekir.
Özellikle:
postmenopozal kanama, endometrial kalınlaşma, endometrial hiperplazi, endometrium kanseri öyküsü, over kanseri öyküsü, meme kanseri öyküsü, BRCA1/BRCA2 mutasyonu veya risk azaltıcı yumurtalık ameliyatı sonrası cerrahi menopoz
gibi durumlarda değerlendirme daha özellikli hale gelir.
Jinekolojik onkoloji alanındaki pratiğim nedeniyle bu hasta grubunda benim için iki soru birbirinden ayrıdır:
1. Bu hastada hormon tedavisi güvenli bir seçenek mi?
ve ancak bundan sonra:
2. Uygunsa hangi hormon, hangi doz ve hangi uygulama yolu tercih edilmeli?
Özellikle kanser öyküsü veya genetik kanser yatkınlığı bulunan kadınlarda bu sıralamanın önemli olduğunu düşünüyorum.
Biyoeşdeğer Hormon Tedavisi Hakkında En Önemli 10 Gerçek
- Biyoeşdeğer hormon bitkisel destek değildir; hormondur.
- Bu yazıda biyoeşdeğer olarak adlandırdığımız kavram uluslararası literatürde çoğunlukla bioidentical hormone olarak geçmektedir.
- Estradiol ve mikronize progesteron insan vücudundaki hormonlarla aynı moleküler yapıya sahip seçeneklerdir. ACOG
- Biyoeşdeğer hormon ile kişiye özel hazırlanmış compounded hormon aynı şey değildir.
- “Doğal” ifadesi otomatik olarak “daha güvenli” anlamına gelmez.
- Compounded hormonların standart onaylı tedavilerden daha güvenli veya etkili olduğu gösterilmiş değildir. ACOG
- Tükürük testlerine göre rutin hormon doz ayarlaması bilimsel menopoz tedavisinin standardı değildir. ACOG
- Rahmi bulunan kadında sistemik östrojen kullanılırken endometriumun korunması gerekir.
- Biyoeşdeğer hormon kullanırken ortaya çıkan postmenopozal kanama gerektiğinde araştırılmalıdır.
- İyi menopoz tedavisinin temelini doğru hasta + doğru endikasyon + doğru hormon + doğru doz + doğru uygulama yolu + doğru takip oluşturur.
Sık Sorulan Sorular
Biyoeşdeğer hormon tedavisi nedir?
İnsan vücudunda doğal olarak bulunan hormonlarla aynı moleküler yapıya sahip hormonların menopoz tedavisinde kullanılması yaklaşımını ifade etmek amacıyla kullanılan bir terimdir. Uluslararası literatürde genellikle bioidentical hormone therapy ifadesi kullanılmaktadır.
Biyoeşdeğer hormonlar doğal mıdır?
Bazı hormonların hammaddesi bitkisel kaynaklardan elde edilebilir ancak “doğal” kelimesi tek başına tedavinin güvenli olduğunu göstermez.
Biyoeşdeğer hormon ile biyoidentik hormon aynı şey mi?
Bu sayfada biyoeşdeğer hormon terimini kullanıyoruz. İngilizce literatürde karşılaşılan ifade çoğunlukla bioidentical hormonedur. “Biyoidentik hormon” ifadesi de Türkçe internette aynı kavram için kullanılabilmektedir.
Biyoeşdeğer hormon tedavisi kilo verdirir mi?
Hayır. Menopoz hormon tedavisi bir kilo verme tedavisi değildir.
Biyoeşdeğer hormon tedavisi meme kanseri yapar mı?
Risk kullanılan hormonların türü, kombinasyonu, tedavi süresi ve kadının başlangıçtaki kişisel riskine göre değerlendirilmelidir. “Biyoeşdeğer olduğu için meme kanseri riski yoktur” denilemez.
Biyoeşdeğer hormon tedavisi rahim kanseri yapar mı?
Rahmi bulunan bir kadında yeterli progesteron/progestojen koruması olmadan sistemik östrojen kullanılması endometrial hiperplazi ve endometrium kanseri riskini artırabilir. U.S. Food and Drug Administration
Biyoeşdeğer hormon tedavisi için tükürük testi gerekli mi?
Rutin olarak hayır. ACOG, compounded hormon tedavisini reçetelemek veya dozunu belirlemek amacıyla yardımcı hormon testlerinin kullanılmasını destekleyen verilerin sınırlı olduğunu belirtmektedir. ACOG
Biyoeşdeğer hormon tedavisinde progesteron gerekir mi?
Rahmi bulunan ve sistemik östrojen kullanan kadınlarda endometriumun korunması amacıyla genellikle yeterli progesteron/progestojen etkisi gerekir. Histerektomi geçirmiş kadınlarda durum farklıdır.
Menopoz sonrası kanama varsa biyoeşdeğer hormon başlanabilir mi?
Öncelikle kanamanın nedeni değerlendirilmelidir. Postmenopozal kanamanın doğrudan “menopozdandır” veya “hormonlardandır” şeklinde kabul edilmesi doğru değildir.
Biyoeşdeğer hormon tedavisi ne kadar süre kullanılabilir?
Her kadın için geçerli tek bir süre yoktur. Semptomların devamı, yaş, kullanılan tedavi, kişisel riskler ve tedaviden sağlanan yarar düzenli olarak yeniden değerlendirilmelidir.