İlk Trimester Düşük: Belirtileri, Nedenleri, Tanısı ve Tedavisi
Gebeliğin ilk haftalarında vajinal kanama veya kasık ağrısı anne adaylarında ciddi endişeye neden olabilir. Ancak gebeliğin erken döneminde görülen her kanama düşük anlamına gelmez. Gebeliğin devam edip etmediğinin değerlendirilmesinde şikâyetlerin özellikleri, jinekolojik muayene, transvajinal ultrasonografi ve gerektiğinde seri beta-hCG ölçümleri birlikte kullanılır.
İlk trimester gebelik kayıpları sık görülür. Gönderdiğin kaynakta spontan düşüklerin yaklaşık %80'inin gebeliğin ilk 12 haftasında meydana geldiği belirtilmektedir. Erken gebelik kayıplarının önemli bir bölümünde embriyoya ait kromozomal bozukluklar rol oynar.
Bu nedenle erken gebelikte kanama yaşayan bir hastada ilk amaç yalnızca “düşük var mı?” sorusuna cevap vermek değildir. Gebeliğin rahim içinde olup olmadığı, embriyonun gelişimi ve kalp atımının bulunup bulunmadığı, gebelik haftası ve dış gebelik olasılığı birlikte değerlendirilmelidir.
Düşük Nedir?
Spontan abortus ya da spontan düşük, gebeliğin kendiliğinden sonlanmasını ifade eder.
Kaynakta fetal viabilite sınırı gebelik süresi ve fetal ağırlık üzerinden tanımlanmaktadır. Ancak günlük klinik kullanımda özellikle ilk trimesterde “erken gebelik kaybı” ve “düşük” ifadeleri hastalar açısından daha anlaşılırdır.
Gebeliğin ilk 12 haftasında meydana gelen kayıplar erken gebelik kayıplarının önemli bölümünü oluşturur.
İlk Trimester Düşük Ne Kadar Sık Görülür?
Erken gebelik kaybı sanıldığından daha sık görülür.
Gönderdiğin kaynakta spontan düşüklerin yaklaşık %80'inin ilk 12 gebelik haftasında gerçekleştiği belirtilmektedir.
Ancak oranlar gebeliğin ne kadar erken tespit edildiğine göre değişebilir. Çok erken dönemde yalnızca biyokimyasal olarak saptanan bazı gebelikler, ultrasonografide gebelik kesesi görülmeden kaybedilebilir.
Düşüğün En Sık Nedeni Nedir?
İlk trimester gebelik kayıplarında en önemli nedenlerden biri kromozomal anomalilerdir.
Kaynakta erken gebelik kayıplarında yapılan kromozom incelemelerinde embriyo veya fetüslerin yaklaşık yarısında kromozomal anormallik saptanabildiği belirtilmektedir.
En sık karşılaşılan anomaliler arasında:
- Otozomal trizomiler
- Monozomi X
- Triploidi
- Tetraploidi
- Yapısal kromozomal anomaliler
bulunmaktadır.
Bu nedenle özellikle tek bir erken gebelik kaybında neden her zaman anneye ait bir hastalık değildir.
Anne Yaşı Düşük Riskini Artırır mı?
Kaynakta maternal yaşın artmasıyla spontan düşük riskinin yükseldiği belirtilmektedir.
Bunun önemli nedenlerinden biri yaşla birlikte embriyoda kromozomal anomali görülme olasılığının artmasıdır.
Özellikle ileri anne yaşında anöploidi sıklığının artması erken gebelik kaybı riskini de etkileyebilir.
Annede Bulunan Hastalıklar Düşüğe Neden Olabilir mi?
Bazı maternal hastalıklar gebelik kaybıyla ilişkili olabilir.
Gönderdiğin kaynakta özellikle diyabet ve tiroid hastalıkları ele alınmaktadır.
Ancak burada önemli olan hastalığın yalnızca mevcut olması değildir. Hastalığın kontrol altında olup olmaması ve eşlik eden diğer faktörler de önemlidir.
Kaynak ayrıca inflamatuar bağırsak hastalıkları ve sistemik lupus eritematozus gibi bazı hastalıkların gebelik kaybıyla ilişkisini tartışmaktadır.
Enfeksiyonlar Düşüğe Neden Olabilir mi?
Bazı enfeksiyonların gebelik kaybına katkıda bulunabileceği düşünülmektedir.
Kaynakta enfeksiyonların spontan düşüklerin yaklaşık %5'inden sorumlu olabileceğinin tahmin edildiği belirtilmektedir.
Chlamydia trachomatis, bazı bakteriyel ve viral enfeksiyonlar ile diğer mikroorganizmalar araştırılmıştır.
Ancak her enfeksiyonun düşükle ilişkisi aynı güçte değildir ve bazı mikroorganizmalar için kanıtlar çelişkilidir.
Bu nedenle tek bir düşük sonrasında geniş enfeksiyon testlerinin otomatik olarak yapılması yerine klinik durum değerlendirilmelidir.
İlaçlar Düşüğe Neden Olabilir mi?
Gebelik sırasında kullanılan ilaçların etkisi ilacın türüne, dozuna ve gebeliğin hangi döneminde kullanıldığına göre değişebilir.
Gönderdiğin kaynakta bazı ilaç grupları ve gebelik kaybı arasındaki ilişkiler tartışılmaktadır.
Bu nedenle gebelik öğrenildiğinde düzenli kullanılan ilaçların hekimle birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
Ancak gerekli bir ilacın kişinin kendi kararıyla aniden kesilmesi de doğru bir yaklaşım değildir.
Radyasyon ve Kemoterapi Gebeliği Etkiler mi?
Kaynakta radyasyonun gebelik üzerindeki etkisinin alınan doza ve gebelik haftasına bağlı olduğu belirtilmektedir.
Benzer şekilde bazı kemoterapi ilaçlarının özellikle erken gebelik dönemindeki etkileri önemlidir.
Bu durumlarda değerlendirme kullanılan tedavinin türü, dozları ve maruziyet zamanı dikkate alınarak yapılmalıdır.
Beslenme ve Kilo Düşük Riskini Etkiler mi?
Kaynakta ciddi beslenme yetersizliğinin gebelik sonuçlarını olumsuz etkileyebileceği belirtilmektedir.
Ayrıca obezite ile düşük riski arasındaki ilişki de ele alınmaktadır.
Ancak tek bir gebelik kaybını yalnızca beslenme veya kilo ile açıklamak doğru değildir.
Gebelik kaybı çoğu zaman birden fazla faktörün değerlendirildiği bir klinik durumdur.
Sigara ve Alkol Düşük Riskini Artırır mı?
Gönderdiğin kaynak sigara ve alkol kullanımını da gebelik kaybıyla ilişkili yaşam tarzı faktörleri arasında değerlendirmektedir.
Özellikle yoğun alkol tüketiminin düşük riskiyle ilişkili olabileceği belirtilmektedir.
Sigara kullanımı için de gebelik üzerindeki olumsuz etkiler dikkate alınmalıdır.
Gebelik planlayan veya gebe olduğunu öğrenen kadınlarda sigara ve alkolden kaçınılması uygun yaklaşımdır.
Gebelikte Kanama Düşük Belirtisi midir?
Vajinal kanama düşükte en sık karşılaşılan belirtilerden biridir ancak her vajinal kanama düşük anlamına gelmez.
Erken gebelikte kanama yaşayan bir kadında gebelik normal şekilde devam ediyor olabilir.
Bunun yanında düşük tehdidi, erken gebelik kaybı veya dış gebelik gibi farklı durumlar da söz konusu olabilir.
Bu nedenle özellikle ağrının eşlik ettiği kanamalarda gebeliğin ultrasonografik olarak değerlendirilmesi önemlidir.
Düşük Tehdidi Nedir?
Düşük tehdidi, erken gebelikte vajinal kanama bulunmasına rağmen serviksin kapalı olduğu ve gebeliğin henüz kaybedilmediği durumu ifade eder.
Kaynakta ilk 20 gebelik haftasında kanamanın sık görülebildiği belirtilmektedir.
Düşük tehdidinde gebelik devam edebilir.
Bu nedenle yalnızca kanamanın bulunması gebeliğin kaybedileceği anlamına gelmez.
Ultrasonografi burada çok değerlidir.
Embriyonun kalp atımının görülmesi gebeliğin canlılığı açısından önemli bilgi sağlar.
Kaçınılmaz Düşük Nedir?
Kanamayla birlikte servikal açıklığın gelişmesi ve gebeliğin kaybının artık önlenemeyeceği klinik tablo kaçınılmaz düşük olarak tanımlanır.
Bu durumda kanama ve ağrı daha belirgin olabilir.
Ultrasonografi ve jinekolojik değerlendirme ile klinik durum belirlenerek uygun tedavi planlanır.
Tamamlanmamış Düşük Nedir?
Gebelik dokularının bir kısmının rahimden atıldığı ancak bir bölümünün rahim içerisinde kaldığı durum inkomplet veya tamamlanmamış düşük olarak adlandırılır.
Kanama ve kramp tarzında ağrı görülebilir.
Ultrasonografide rahim içerisinde gebelik materyali ile uyumlu bulgular bulunabilir.
Tedavi hastanın kanama miktarına, klinik durumuna ve ultrasonografik bulgularına göre planlanır.
Tam Düşük Nedir?
Gebelik dokularının tamamının rahim dışına atılması komplet düşük olarak adlandırılır.
Kanama ve ağrı gebelik dokusunun atılması sonrasında genellikle azalır.
Ancak gebeliğin gerçekten tamamen sonlandığının doğrulanması gerekebilir.
Özellikle daha önce rahim içerisinde gebelik kesin olarak gösterilmemişse dış gebelik olasılığının gözden kaçırılmaması önemlidir.
Missed Abortus Nedir?
Gönderdiğin kaynakta “missed abortion” erken gebelik kaybı başlığı altında ele alınmaktadır.
Embriyo veya fetüsün canlılığını kaybetmesine rağmen gebelik dokularının henüz rahim dışına atılmadığı durumdur.
Hasta bazen hiçbir belirti yaşamayabilir.
Kanama veya ağrı olmayabilir ve durum rutin ultrasonografik inceleme sırasında fark edilebilir.
Bu nedenle tanının yalnızca gebelik belirtilerinin azalmasına dayanarak konulmaması gerekir.
Boş Gebelik Nedir?
Boş gebelikte gebelik kesesi gelişmesine rağmen embriyo gelişmez veya ultrasonografide gösterilemez.
Ancak çok erken gebelik ile gerçek erken gebelik kaybının birbirinden ayrılması son derece önemlidir.
Yanlış tanı canlı bir gebeliğin sonlandırılması gibi ciddi bir sonuca yol açabileceğinden ultrasonografik tanı kriterleri dikkatle uygulanmalıdır.
Düşük Tanısı Nasıl Konulur?
Erken gebelik kaybının değerlendirilmesinde üç temel unsur birlikte kullanılır:
Klinik değerlendirme, transvajinal ultrasonografi ve gerektiğinde seri beta-hCG ölçümleri.
Hastanın son adet tarihi, kanamanın başlangıcı ve miktarı, ağrının özellikleri ve önceki gebelik öyküsü sorgulanır.
Muayene sırasında kanamanın miktarı ve serviksin durumu değerlendirilebilir.
Ardından ultrasonografi ile gebeliğin yeri ve gelişimi incelenir.
Düşük Tanısında Transvajinal Ultrason
Erken gebelik değerlendirmesinde transvajinal ultrasonografi son derece önemlidir.
Ultrasonografide gebelik kesesi, yolk sac, embriyo ve uygun gebelik haftasında fetal kalp aktivitesi değerlendirilir.
Gönderdiğin kaynak erken gebelik kaybı tanısında yanlış pozitif tanıyı önlemek amacıyla konservatif ultrason kriterlerinin kullanılmasının önemini özellikle vurgulamaktadır.
Kaynakta tanısal kriterlerden biri olarak CRL'nin 7 mm veya üzerinde olmasına rağmen kalp atımının görülmemesi belirtilmektedir.
Ayrıca ortalama gebelik kesesi çapının 25 mm veya üzerinde olmasına rağmen embriyonun görülmemesi erken gebelik kaybı açısından tanısal kriterler arasındadır.
Sınırda bulgularda ise tek ultrasonla acele karar vermek yerine uygun aralıkla kontrol ultrasonografisi gerekebilir.
Beta-hCG Düşük Tanısında Nasıl Kullanılır?
Beta-hCG erken gebeliğin değerlendirilmesinde yardımcı bir testtir.
Ancak tek bir beta-hCG değeri tek başına gebeliğin normal olup olmadığını her zaman göstermez.
Seri ölçümler daha fazla bilgi sağlayabilir.
Özellikle ultrasonografide henüz gebelik kesesinin görülemediği erken gebeliklerde beta-hCG değişimi ve takip ultrasonografisi birlikte değerlendirilir.
Beta-hCG Yüksek Ama Gebelik Kesesi Görünmüyorsa Ne Olur?
Bu durum dikkatle değerlendirilmelidir.
Gebelik çok erken olabilir.
Gebelik kaybı gerçekleşmiş olabilir.
Ya da dış gebelik söz konusu olabilir.
Bu nedenle tek bir beta-hCG değeri ve tek ultrason bulgusuyla acele tanı konulmamalıdır.
Hastanın klinik durumu, seri beta-hCG değerleri ve takip ultrasonografileri birlikte değerlendirilir.
Progesteron Testi Düşük Tanısında Kullanılır mı?
Kaynakta serum progesteron düzeyinin gebeliğin canlılığı konusunda ek bilgi sağlayabileceği belirtilmektedir.
Düşük progesteron değerleri canlı olmayan gebelik olasılığını destekleyebilir.
Ancak progesteron ölçümü tek başına gebeliğin yerini göstermez ve dış gebeliği kesin olarak dışlamaz.
Bu nedenle ultrasonografi ve beta-hCG değerlendirmesinin yerine geçmez.
Düşük Tedavisi Nasıl Yapılır?
Erken gebelik kaybı kesin olarak tanındığında tedavi her hastada aynı olmak zorunda değildir.
Kaynakta temel olarak üç yaklaşım bulunmaktadır:
Bekleme tedavisi, medikal tedavi ve cerrahi tedavi.
Hangi yöntemin seçileceği kanama miktarı, enfeksiyon bulguları, gebelik haftası, ultrason bulguları, hastanın genel durumu ve tercihi dikkate alınarak belirlenir.
Düşüğün Kendiliğinden Tamamlanması Beklenebilir mi?
Klinik olarak stabil ve uygun hastalarda gebelik dokularının kendiliğinden atılması beklenebilir.
Bu yöntemde cerrahi veya ilaç kullanılmadan takip yapılır.
Ancak kanamanın ne kadar sürebileceği, hangi durumlarda tekrar başvurulması gerektiği ve kontrol planı hastaya anlatılmalıdır.
Yoğun kanama, şiddetli ağrı, ateş veya genel durum bozukluğu gelişirse yeniden değerlendirme gerekir.
Düşük İlaçla Tedavi Edilebilir mi?
Evet.
Uygun hastalarda medikal tedavi kullanılabilir.
Gönderdiğin kaynakta özellikle misoprostol kullanılan tedavi rejimleri anlatılmaktadır.
Kaynakta erken gebelik kaybında 800 mikrogram vajinal misoprostol uygulaması ve gerekli durumlarda tekrar dozları ele alınmaktadır.
Ayrıca mifepristonun misoprostol öncesinde kullanılmasının tedavi başarısını artırabileceğine ilişkin veriler de tartışılmaktadır.
Tedavi protokolü hastanın klinik durumuna göre belirlenmelidir.
Düşükte Kürtaj Ne Zaman Gerekir?
Cerrahi uterin boşaltım bazı hastalarda daha uygun olabilir.
Özellikle yoğun kanama, hemodinamik instabilite, enfeksiyon şüphesi veya bekleme/medikal tedavinin başarısız olduğu durumlarda cerrahi tedavi gerekebilir.
Hasta klinik olarak stabilse cerrahi yöntem bazı kadınlarda daha hızlı ve öngörülebilir bir tedavi seçeneği olarak da tercih edilebilir.
Düşük Sonrası Antibiyotik Kullanılır mı?
Kaynakta cerrahi uterin boşaltım uygulanacak hastalarda enfeksiyon riskini azaltmak amacıyla profilaktik antibiyotik kullanımı ele alınmaktadır.
Buna karşılık her spontan düşük sonrasında rutin ve uzun süreli antibiyotik kullanılması gerektiği anlamına gelmez.
Enfeksiyon şüphesi varsa yaklaşım farklıdır.
Septik Düşük Nedir?
Gebelik kaybına rahim içi enfeksiyonun eşlik ettiği ciddi klinik tablo septik abortus olarak adlandırılır.
Ateş, pelvik ağrı, hassasiyet, kötü kokulu vajinal akıntı veya kanama gibi bulgular görülebilir.
Kaynakta septik abortusun ciddi maternal komplikasyonlara neden olabileceği belirtilmektedir.
Bu nedenle enfeksiyon şüphesinde hızlı değerlendirme ve tedavi gerekir.
Rh Negatif Kadınlarda Düşük Sonrası İğne Gerekir mi?
Gönderdiğin kaynak Rh-negatif ve duyarlanmamış kadınlarda anti-D immünoglobulin kullanımını ele almaktadır.
Yaklaşım gebelik haftasına ve uygulanan tedaviye göre değerlendirilir.
Özellikle cerrahi uterin boşaltım uygulanan Rh-negatif hastalarda Rh immünoprofilaksisi gündeme gelebilir.
Bir Kez Düşük Yapmak Tekrar Düşük Olacağı Anlamına Gelir mi?
Hayır.
Tek bir erken gebelik kaybı, sonraki gebeliğin de mutlaka düşükle sonuçlanacağı anlamına gelmez.
İlk trimester kayıplarının önemli bir kısmında embriyoya ait sporadik kromozomal anomaliler rol oynar.
Ancak gebelik kayıpları tekrarlıyorsa değerlendirme farklılaşır.
Gönderdiğin bölümün bundan sonraki kısmı da zaten tekrarlayan gebelik kayıplarının nedenlerine geçmektedir.
İzmir'de Erken Gebelikte Kanama ve Düşük Değerlendirmesi
Gebeliğin ilk haftalarında kanama olduğunda yalnızca kanamanın miktarına bakarak gebeliğin durumu anlaşılamaz.
Özellikle kanamaya kasık veya karın ağrısı eşlik ediyorsa rahim içi canlı gebelik, erken gebelik kaybı ve dış gebelik ayrımının yapılması önemlidir.
Prof. Dr. Selçuk Erkılınç'ın İzmir Karşıyaka–Mavişehir'deki kliniğinde erken gebelik değerlendirmesinde jinekolojik muayene ve transvajinal ultrasonografi birlikte kullanılmakta; gerekli hastalarda beta-hCG takibi planlanmaktadır.
Erken gebelik kaybı saptanması halinde ise hastanın klinik durumuna göre bekleme, medikal veya cerrahi tedavi seçenekleri değerlendirilir.
Özellikle gebelikte yoğun kanama, şiddetli veya tek taraflı ağrı, bayılma hissi, baş dönmesi, ateş veya genel durum bozukluğu varsa rutin kontrol beklenmeden acil değerlendirme gerekir.
WhatsApp ile Randevu
Online Randevu
Sık Sorulan Sorular
Gebelikte her kanama düşük müdür?
Hayır. Erken gebelikte kanama görülmesine rağmen gebelik normal şekilde devam edebilir. Ultrasonografi ile değerlendirme gerekir.
6 haftalık gebelikte kalp atımı görülmezse düşük müdür?
Her zaman değil. Gebelik haftasının yanlış hesaplanmış olması mümkündür. Embriyo ölçümü ve diğer ultrason bulgularına göre kontrol ultrasonu gerekebilir.
Boş gebelik nasıl anlaşılır?
Transvajinal ultrasonografide gebelik kesesinin büyüklüğü ve embriyonun görülüp görülmediği değerlendirilir. Tanıda güvenli ultrason kriterlerinin kullanılması gerekir.
Düşükte beta-hCG düşer mi?
Gebelik kaybında beta-hCG düzeyleri genellikle azalır ancak tek ölçüm yeterli olmayabilir. Seri ölçümler klinik ve ultrason bulgularıyla birlikte yorumlanır.
Düşük mutlaka kürtajla mı tedavi edilir?
Hayır. Uygun hastalarda bekleme veya ilaç tedavisi kullanılabilir. Bazı durumlarda cerrahi uterin boşaltım daha uygun olur.
Düşükten sonra tekrar gebe kalınabilir mi?
Evet. Tek bir erken gebelik kaybı gelecekte sağlıklı gebelik oluşamayacağı anlamına gelmez.