Ana Sayfa Yazılar

Prof. Dr. Erkılınç'ın
Yazıları

Jinekolojik onkoloji, kadın sağlığı ve klinik deneyimlerden notlar.

Toplam 88 yazı

Laparoskopik Miyomektomi: Kapalı Miyom Ameliyatı Genel
~3 dk okuma

Laparoskopik Miyomektomi: Kapalı Miyom Ameliyatı

Laparoskopik miyomektomi, rahim korunarak miyomların kapalı cerrahi yöntemle çıkarılmasıdır. Özellikle gebelik planlayan veya rahmini korumak isteyen uygun hastalarda tercih edilebilir. Miyomların büyüklüğü, sayısı, rahimdeki yerleşimi ve derinliği ameliyat yönteminin belirlenmesinde önemlidir. Laparoskopik yöntemde miyom çıkarıldıktan sonra rahim duvarı dikkatli şekilde onarılır. Uygun hastalarda açık ameliyata kıyasla daha küçük kesiler, daha az ameliyat sonrası ağrı, daha kısa hastanede kalış ve günlük yaşama daha hızlı dönüş sağlayabilir. Her miyom laparoskopik ameliyata uygun değildir. Özellikle büyük, çok sayıda veya derin yerleşimli miyomlarda ayrıntılı ultrasonografi ve gerektiğinde MR ile cerrahi planlama yapılmalıdır. İleri laparoskopik cerrahi ve sütür deneyimi, kompleks miyomların güvenli şekilde çıkarılmasında önem taşır.

Devamını Oku
Jinekolojik ve Pelvik Cerrahi Sonrası Hasta Takibi Genel
~3 dk okuma

Jinekolojik ve Pelvik Cerrahi Sonrası Hasta Takibi

Ameliyat Sonrası Hasta Takibi Prof. Dr. Selçuk Erkılınç, jinekolojik onkoloji, minimal invaziv ve ileri pelvik cerrahi sonrasında hastalarını ERAS prensipleri doğrultusunda yakın ve sistematik olarak takip etmektedir. Ameliyat sonrası süreçte ağrı kontrolü, erken mobilizasyon ve beslenme, sıvı-elektrolit dengesi, idrar çıkışı ve mesane fonksiyonları, bağırsak fonksiyonlarının geri dönüşü, solunum, trombozdan korunma ve yara iyileşmesi birlikte değerlendirilir. Bulantı-kusma, ileus, idrar retansiyonu, enfeksiyon, kanama, pulmoner veya kardiyovasküler komplikasyonlar açısından hastanın klinik durumu yakından izlenir. Amaç yalnızca erken taburculuk değil; hastanın güvenli şekilde ayağa kalktığı, beslenebildiği, ağrısının kontrol altında olduğu, idrar ve bağırsak fonksiyonlarının değerlendirildiği ve olası komplikasyonların erken fark edildiği bir iyileşme süreci sağlamaktır.

Devamını Oku
Pelvik Cerrahide ERAS: Ameliyat Öncesinden İyileşme Sürecine Bütüncül Yaklaşım Genel
~3 dk okuma

Pelvik Cerrahide ERAS: Ameliyat Öncesinden İyileşme Sürecine Bütüncül Yaklaşım

Pelvik Cerrahide ERAS Yaklaşımı Prof. Dr. Selçuk Erkılınç, jinekolojik onkoloji, minimal invaziv ve ileri pelvik cerrahi uygulamalarında uygun hastalarda ERAS (Cerrahi Sonrası Hızlandırılmış İyileşme) prensiplerini kullanmaktadır. ERAS yaklaşımı; hastanın ameliyat öncesinde hazırlanması ve bilgilendirilmesinden başlayarak gereksiz uzun açlıktan kaçınılması, uygun sıvı yönetimi, trombozdan korunma, multimodal ağrı kontrolü, erken beslenme ve erken mobilizasyonu kapsayan bütüncül bir cerrahi bakım sürecidir. Amaç yalnızca ameliyatın başarıyla tamamlanması değil; cerrahi travmayı ve komplikasyon riskini azaltmak, normal bağırsak ve günlük yaşam fonksiyonlarına dönüşü hızlandırmak ve hastanın güvenli iyileşmesini sağlamaktır.

Devamını Oku
Vezikovajinal Fistül Nedir? Belirtileri, Tanısı ve Tedavisi Genel
~3 dk okuma

Vezikovajinal Fistül Nedir? Belirtileri, Tanısı ve Tedavisi

Vezikovajinal fistül, mesane ile vajen arasında gelişen anormal bağlantıdır ve en karakteristik belirtisi vajinadan kontrol dışı idrar gelmesidir. Özellikle pelvik cerrahi sonrasında ortaya çıkabilir. Tanıda pelvik muayene, boya testleri ve sistoskopi önemlidir; gerektiğinde görüntüleme yöntemleriyle üreterler ve fistül anatomisi ayrıntılı olarak değerlendirilir. Küçük ve yeni fistüllerde kateterle takip düşünülebilse de kalıcı fistüllerde cerrahi onarım gerekebilir. Cerrahinin zamanı ve vajinal, abdominal veya minimal invaziv yaklaşımın seçimi fistülün anatomisine ve dokuların durumuna göre kişiselleştirilmelidir. Kompleks vakalarda ileri pelvik anatomi ve üreter-mesane-vajen ilişkilerine hâkimiyet cerrahi planlamanın önemli bir parçasıdır.

Devamını Oku
Rektovajinal Fistül Nedir? Belirtileri, Tanısı ve Tedavisi Genel
~2 dk okuma

Rektovajinal Fistül Nedir? Belirtileri, Tanısı ve Tedavisi

Rektovajinal fistül, rektum ile vajen arasında gelişen anormal bağlantıdır ve en tipik belirtisi vajinadan gaz veya dışkı gelmesidir. Özellikle doğum travması sonrasında gelişen fistüllerde anal sfinkter hasarı da araştırılmalıdır. Tanıda jinekolojik ve rektovajinal muayene temel öneme sahiptir. Tedavi fistülün nedeni, seviyesi, büyüklüğü ve dokuların durumuna göre planlanır. Yeni gelişmiş ve çevresinde belirgin inflamasyon bulunan fistüllerde hemen ameliyat yerine dokuların iyileşmesinin beklenmesi gerekebilir. Kalıcı fistüllerde ise transvajinal, transanal veya daha ileri rekonstrüktif cerrahi yöntemler kullanılabilir.

Devamını Oku
Rahim ve Vajen Sarkması Ameliyatları Genel
~2 dk okuma

Rahim ve Vajen Sarkması Ameliyatları

Rahim ve vajen sarkmasının cerrahi tedavisinde amaç yalnızca dışarı çıkan dokuyu yerine koymak değil, bozulmuş pelvik desteği yeniden oluşturmaktır. Rahmin alınması her zaman gerekli değildir ve uygun hastalarda rahim koruyucu ameliyatlar yapılabilir. Laparoskopik pektopeksi, sakrokolpopeksi, uterosakral ligaman fiksasyonu ve bilateral sakrospinöz ligamentopeksi farklı anatomik durumlarda kullanılabilen rekonstrüktif seçeneklerdir. Hangi ameliyatın uygulanacağı prolapsusun tipi, apikal desteğin durumu, hastanın beklentileri ve eşlik eden pelvik taban sorunlarına göre kişiselleştirilmelidir.

Devamını Oku
Rahim Sarkmasında Ameliyatsız Tedavi Genel
~2 dk okuma

Rahim Sarkmasında Ameliyatsız Tedavi

Rahim ve vajen sarkmasında ameliyatsız tedaviler özellikle şikâyeti olmayan, yakınmaları hafif olan veya ameliyat istemeyen kadınlarda değerlendirilebilir. Pessar vajen içine yerleştirilerek sarkan dokulara mekanik destek sağlar; ancak düzenli takip gerektirir ve akıntı, kanama, irritasyon veya vajinal erozyon gibi sorunlara yol açabilir. Pelvik taban kas egzersizleri (Kegel) düşük riskli bir seçenektir ve özellikle hafif-orta dereceli prolapsusta bazı yakınmaları azaltabilir. Bununla birlikte pessar ve egzersizler, özellikle ileri dereceli prolapsusta bozulmuş anatomik desteği kalıcı olarak düzelten tedaviler değildir. Belirgin sarkması ve yaşam kalitesini etkileyen yakınmaları olan hastalarda cerrahi tedavi seçenekleri değerlendirilmelidir.

Devamını Oku
Rahim ve Vajen Sarkması (Pelvik Organ Prolapsusu): Nedenleri, Belirtileri ve Tanısı Genel
~3 dk okuma

Rahim ve Vajen Sarkması (Pelvik Organ Prolapsusu): Nedenleri, Belirtileri ve Tanısı

Rahim ve vajen sarkması (pelvik organ prolapsusu), pelvik taban kasları ve bağ dokusu desteğinin zayıflaması sonucunda rahim, vajen duvarları veya vajen tepesinin aşağı doğru yer değiştirmesidir. Gebelik ve vajinal doğum, yaş, menopoz, obezite, kronik kabızlık veya öksürük, ağır kaldırma, bağ dokusu özellikleri ve genetik yatkınlık gelişiminde rol oynayabilir. Vajinada dolgunluk veya dışarı çıkan kitle en karakteristik yakınmalardandır; idrar, bağırsak ve cinsel fonksiyonlarla ilgili sorunlar da eşlik edebilir. Tanıda ayrıntılı pelvik muayene ve gerektiğinde POP-Q evrelemesi kullanılır. Tedavi kararı yalnızca sarkmanın derecesine değil, hastanın şikâyetlerine, etkilenen anatomik bölgeye ve yaşam kalitesine göre kişiselleştirilmelidir.

Devamını Oku